Sağlık Bakanlığı-Giresun Üniversitesi Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Giresun İl Sağlık Müdürlüğü
Sağlık Bakanlığı-Giresun Üniversitesi Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

Radyoloji

Güncelleme Tarihi: 10/08/2018


GENEL BİLGİLER

Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı; seçkin ve saygılı klinik bakım, radyolojik görüntüleme, araştırma ve eğitimde yenilik yoluyla insan sağlığını geliştirmeyi hedeflemektedir. Bir akademik birim olarak, Radyoloji biliminin geleceğinin liderleri olan Tıp Fakültesi öğrenci eğitimi, asistan eğitimi ve yan dal asistanlık eğitiminin sorumluluğunu ciddiye almaktadır. Akademik kadromuz ve araştırma görevlilerimiz ile birlikte abdominal radyoloji, vasküler ve nonvasküler girişimsel radyoloji, kas ve iskelet sistemi radyolojisi, meme hastalıkları radyolojisi, nöroradyoloji, pediatrik radyoloji, toraks ve baş-boyun radyolojisi olmak üzere radyoloji biliminin hemen her alanında geniş ve kapsamlı bir radyolojik görüntüleme yelpazesi sunmaktadır.
Modern tıbbın kapsamındaki bütün radyolojik görüntüleme hizmetleri ve girişimsel radyolojik işlemler bölümümüzde yapılabilmektedir. Bölümümüzde 2 adet 1.5 Tesla manyetik rezonans görüntüleme (MRG) cihazı, bir adet spiral bilgisayarlı tomografi (BT) cihazı, Tümü Doppler özelliğinde olmak üzere 6 adet ultrasonografi (US) cihazı, 1 adet girişimsel radyoloji ünitesi, CR cihazları, floroskopi ünitesi, direkt röntgen, taşınabilir röntgen cihazı bulunmaktadır.

RADYOLOJİ KLİNİĞİ 

PACS (Tıbbi Görüntü Arşivleme ve İletişim) Sistemi
PACS sistemi radyolojide görüntü ve bilgi yönetim sistemedir. Bu sistem ile hekimler hastanın filmi çekilir çekilmez görüntülerine, hastane içinden, kendi ofislerinden ya da herhangi bir yerden ulaşabilmektedirler.
Bu sistem etkin bilgi ve görüntü aktarımı sağlamanı yanı sıra hasta filmlerinin dijital ortamda arşivlenmesini ve yıllar sonra bile istendiğinde ulaşılabilmesini sağlamaktadır. Bu yeni sistem hastaların kalın dosya ve film klasörleri ile hekimlere başvuru gerekliliğini ortadan kaldırmakta, tüm bilgi ve görüntü dolaşımı dijital ortamda bilgisayar ağı ile gerçekleştirilmektedir.
Hastanemizde günde 24 saat röntgen film çekimi gerçekleşmektedir.

DİREKT RADYOLOJİK İNCELEMELER

Birimimizde tüm direkt radyoloji incelemeleri CR sistemler ile dijital olarak elde edilmektedir. Bu incelemeler uzman radyologların denetiminde ön lisans programlarında eğitim görmüş, deneyimli radyoteknologlar tarafından yapılmaktadır. İncelemeler acil tıbbi durumlarda anında raporlanmakta ya da klinisyen hekim derhal bilgilendirilmektedir. Rutin incelemelerin tümü uzman radyologlar tarafından raporlanmaktadır.
Ayrıca bu grupta yer alan incelemeler yatan hastalarımıza gerekli görülen olgularda, yatağında uygulanmaktadır. Hastanemizde günde 24 saat röntgen film çekimi gerçekleşmektedir.

ULTRASONOGRAFİ ve DOPPLER ULTRASONOGRAFİ İNCELEMELERİ

Gelişmiş ultrasonografi cihazlarının sahip olduğu yüksek çözünürlük, görüntü kalitesinin mükemmeliyeti tanısal kolaylık sağlamaktadır. Yenilenen ultrasonografi cihazlarımızla, özel olarak hazırlanmış odalarda hizmet vermekteyiz. Bölümümüzde tüm ultrasonografi incelemeler ve ultrasonografi eşliğinde girişimsel yöntemler uygulanmaktadır.
 
BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ (BT)

BT bedenin herhangi bir bölümünün ayrıntılı kesitsel görüntüsünü oluşturabilmekte olup yumuşak doku hastalıklarından kırıklara kadar birçok hastalığın tanısında kullanılabilmektedir. Direkt grafi ve ultrasonografi gibi diğer görüntüleme yöntemlerinin açığa kavuşturamadığı durumlarda sıklıkla kullanılmaktadır.
 
MR
1.5 Tesla  MRG cihazı her bölge için yeterli ve özel coil’ler programlarla donanmış ve bu cihazla:
Beyin, göz, iç kulak ve kulak yapıları, hipofiz, çene eklemi, beyin atardamar ve toplardamar sistemleri gibi kafa bölgesine yönelik incelemeler,
Boyun yapısı, gırtlak, yutak, tükürük bezleri, dil ve çevre yapıları,
Akciğerler, kalp ve kalple ilişkili bütün damarlar,
Karın içi organlar, alt karın bölgesi,
Boyun, sırt ve bel bölgesi omurga patolojileri,
Omuz, kol, dirsek, el bileği, el, kalça, uyluk, diz, bacak, ayak bileği ve ayak gibi uzuvların ve eklemlerin değerlendirilmesi gibi standart incelemelerin yanı sıra:
Tüm vücut anjiografi
MR spektroskopi,
Difüzyon görüntüleme,
Perfüzyon MRG,
MRCP, MR pyelografi ve MR myelografi,
BOS akım çalışması,
Tüm vücut metastaz tarama
Dinamik doku (karaciğer, meme, tümör) MRG incelemeleri, Multiparametrik prostat MRG
Bölgesel MR anjiografik incelemeleri yapılabilmektedir.


GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ ÜNİTESİ

GirişimselRadyoloji (Interventional Radiology-IR) görüntüleme eşliğinde ve tedaviuygulayan Radyolojinin özel bir uygulama alanıdır. Genelde (yurt dışında) üstihtisaslı Radyologlarca özel girişimsel radyoloji ünitelerinde uygulanmaktadır.Ameliyathane ve genel anestezi gerektirmeden uygulandığından uygulanangirişimler genelde ‘ameliyatsız tedaviler’ olarak da bilinmektedir. Tedaviyeyön vermek amacıyla işlem sırasında klavuz olarak Röntgen cihazı,Ultrasonografi, Bilgisayarlı Tomografi ya da MRG kullanılmaktadır.
Girişimsel Radyoloji alanında tedavi edici işlemler yanında tanı amaçlı tetkikler de yapılmaktadır. Bu tedavi edici ve tanısal işlemlerde çoğunlukladeğişken özelliklerde biyopsi iğneleri, kateterler (özel plastik tüpler) ve kılavuz teller gibi özel üretilmiş gereçler kullanılmaktadır. İşlem sırasında hastalara lokal anestezi uygulandığından hem işlem sırasında hem de işlem akabinde hasta konforu ön plandadır. Nadiren hastalar takip amaçlı bir ya daiki gün hastanede yatılı olarak takip edilirler. Tedavi ve sonrası dönemde hastaların sosyal hayata dönme süreleri cerrahiye göre daha kısa olup işlem sonrası ağrı düzeyi, hastanede kalış süresi, komplikasyon riski açık cerrahiye göre oldukça düşüktür.

 
Niçin Girişimsel Radyoloji ?
Cerrahinin uygulanamadığı durumlarda da yapılabiliyor olması,
Sonuçlarının cerrahi ve diğer tedavi yaklaşımlarına benzer olması,
Genellikle anestezi gerektirmemesi,
Komplikasyon oranlarının düşüklüğü ,
Kısa hastane kalış süresi ve bakım kolaylıkları,
Genellikle daha düşük maliyette olması tercih edilmesindeki nedenlerdir.
 
GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ HASTALIKLAR
 
Atardamar darlık ya da tıkanıklıklarının tedavisi :Vücutta damar sertleşmesi ya da diğer sebeplere bağlı gelişen damar darlık vetıkanıklıkları anjiyografi sırasında balonlama ya da stent (kafes şeklindeyapay damar) yerleştirilmesiyle tedavi edilebilir. Damar sertliği(arterioskleroz) vücuttaki tüm damarları etkileyen ve tüm dünyada ölüm vehastalık nedenlerinin başında gelen bir problemdir. Kalp damarlarıetkilendiğinde anjina, kalp krizi; beyne kan götüren boyun damarlarıetkilendiğinde baş dönmesi, inme ve felç; karina dağılan damarlaretkilendiğinde yemekten sonra karın ağrısı, kilo kaybı olabilir. Bacakdamarlarındaki darlık ve tıkanıklıklarda hastaların en belirgin yakınması yürümekleoluşan ayak (baldır) ağrısıdır. Bu ağrı belli bir mesafe yürümekle oluşur, 3-4dakika dinlenmekle geçer. Yokuş yukarı çıkarken daha erken belirir. Erkenteşhis ve tedavi edilmez ise bir kısım hastalarda ilerleyerek daha büyüksorunlara yol açabilir. Her döneminde anjiyografi ile damarların açılaraktedavisi mümkün olsa da erken dönemde yapılan tedaviler çok daha yüzgüldürücüdür.
Diyabetikayak yaraları (Şeker hastalarının ayaklarında görülen yaralar) : Diyabetik hastalarda oluşan ayak ya da parmak yaralarınınbir kısmı damar tıkanmasına bağlıdır. Bu konuda genel sorun, bu hasta grubundagelişen ayak yaralarının mikroanjiyopatiye (kılcal damar hastalığına) bağlıolduğunun ve bu nedenle damar tıkanıklığının tedavisinin mümkün olmadığınındüşünülmesidir. Aslında damar sorunu olan bu hastaların büyük kısmında darlıkya da tıkanıklıklar dizin altında kalan küçük çaplı damarlarda olup bizim gibitecrübeli ekipler tarafından endovasküler yöntemle (damar içinden) tedaviedilebilir. Bölümümüz bu konuda ülkenin en büyük merkezlerinden biridir vediyabetik ayak yarası olan her hastada düzenli olarak, damar sorunlarıaraştırılmakta ve damar tıkanıklığı olan hastalarda anjiyografi ile tedaviyapılmaktadır. Böylelikle, ayakta oluşan yaralar nedeniyle parmakların kaybıgibi 
Kanama embolizasyonları : Tüberküloz, bronşektazi ya da akciğertümörlerinde küçük akciğer damarlarının zedelenmesine bağlı gelişen (fazlamiktarda) kan tükürme durumlarında hastalıklı damarlar anjiyografi cihazıylatespit edilir. Kat eterden verilen özel maddelerle hastalıklı damarlartıkanarak tedavisi yapılır.
Beyin Damarı Hastalıklarının Tedavisi :
Beynin içindeki damarlarda görülen anevrizma tabir edilen küçük balonlaşmalar, duvarları normal damardan ince oldukları için çatlayıp beyin içine ya da beynin içinde bulunduğu sıvıya kanama yapabilir. Bu durumda öncelikle görüntüleme yöntemleriyle (MR, anjiyografi gibi) bu balonlaşmanın tespiti, ameliyat ya da damar içinden iletilen maddelerle tıkanması ya da kapanması gereklidir. Çünkü beyin kanaması hayatı tehdit eden bir durumdur. Bu tedavilerin bir kısmı ameliyat gerektirmeksizin kasıktan anjiyo yapılarak atardamar içinden yapılabilir. Bu işlem ameliyata kıyasla hastanın kafatası açılmadığı için hasta açısından daha konforluolabilmektedir.
Beyin damarı tıkanmalarında, tıkanma ilk bir kaç saat içinde tespit edilebilirlerse, felç oturmadan damar içinden pıhtı eritici ilaçlarla tıkanmanın açılabilmesi mümkün olabilmektedir. Bu işlem deyine anjiyografi eşliğinde kasıktan atar damara girilerek Girişimsel Radyoloji bölümünce yapılmaktadır.
Anjiyografi hakkında sık sorulan sorulara cevaplar için lütfen bağlantıyı tıklayınız.
Varistedavisi (Endovenöz lazer ablasyon, EVLA ya da EVLT, Glue ile kimyasal ablasyon )
Varis toplumda oldukça yaygın ve yavaştaolsa ilerleyici bir hastalıktır. Gebelik ilerleme sürecini çoğunluklahızlandırmaktadır.
Temel olarak iki tipi vardır
Kılcal varisler : Bunlar kırmızı ya da mor, 1 mm den ince, bazen düz, eğri ve bazen örümcek ağı tarzından ince damarlardır. Deri altında değil deri içinde bulunur, çok yüzeydedir. Bunların tedavisi deri lazeri ya da iğne ile skleroterapi şeklindedir. Ancak önceden bir ultrasonografi ile inceleme yapılıp altta yatan büyük damar kaynağı var mı araştırılabilir.
Kalın varisler : 1-2 mm kalınlığında olanlara retiküler toplar damar, 3 mm ve daha genişlerine varis damarı denir ancak halk dilince bunların tümü varistir. Varisler deri altında geniş mor çoğunluğu kıvrıntılı toplardamarlardır. Bu grup bölümümüzün (Girişimsel Radyolojinin) tedavi ettiği asıl varis grubudur. Özellikle diz altı iç kesi ve tüm baldır bölgesinde, bazen uyluk bölgesinde hatta kasıklara ya da kalçaya kadar uzanır şekilde bulunabilir.
Varislerin genel olarak görüntüsünden dolayı rahatsızlık verdiği düşünülür ancak insanlarda ağrı, sızı, yanma,kaşıntı, şişlik, yorgunluk hissi gibi bazen gerçekten ıstırap verici yakınmalar oluşturur. Bölümümüzde yapılan varis tedavilerin %96’sında en az bir ciddi yakınma vardır. Hastaların az bir kısmında hastalığın ilerlemesi ve yaygın toplar damar yetmezliklerine bağlı bacaklarda renk değişikliği, ekzema ve iyileşmeyen yaralar şikayet konusu olabilir. Varis tedavisinin asıl amacı bu yakınmaları gidermek, hastalığın ilerlemesini durdurmak ve hastanın daha konforlu bir hayat sürmesini sağlamaktır.
Tedavi işlemi : Damar içinden yapılan lazer tedavisinde hasta ayaktan gelir. Tedavi edilecek ayak steril olarak hazırlanır, ince bir iğne ile diz altı bölgede tedavi edilecek ana kaynak toplardamarına lokal anestezi sonrası ince bir iğne ile girilir ve lazer teli damar içinden ilerletilir. Amaç damarın tüm uzunluğunda tedavi edilmesidir. Bundan sonra damara tedavi edici madde uygulanır. Bu kısım ağrısızdır. İşlemde iğne deliğinden daha geniş bir kesiye gerek yoktur. Bunlar kısa zamanda iz bırakmadan kaybolacaktır.İşlem bitince hastaya varis çorabı giydirilir. Bu çorabı uyku ve banyo gibi ihtiyaçlar dışında 2 hafta boyunca giymesi istenir.
Damar içi lazer yöntemiyle yapılan tedavi başarı oranı yaklaşık %97’dir. Yani 100 hastanın 97 sinde o damarlar tamamen tedavi edilir. Geri kalan 3 hastada da ek küçük bir tedavi ile mutlak tedavi sağlanır. Bu kaynak damarlarda artık tekrarlama söz konusu değildir. Kaynak damar tedavi edildiği için zaman içinde varisler kısmen ya da tamamen kaybolur.Sebat edilen varisler için daha sonra küçük kaynakların araştırılması ve gerekirse skleroterapi ile tedavisi gerekebilir. Tedavi olan kişilerin kendi sağlıkları için yapması gereken en önemli konu ilk 1 yıldaki takip ve kontrollere gelmeleridir.
Varis tedavisinde esas olan varislerin kendisinin değil varis oluşumuna yol açan toplardamar kapak bozukluğu gösteren ana damarların, yani varis kaynağının tedavisidir. Varisler buz dağının görünen kısmı olduğundan, sadece varislere yönelik yapılan tedaviler çoğunlukla başarısızlıkla sonuçlanmakta ve hatta zaman zaman istenmeyen yan etkiler ortaya çıkmaktadır. Kılcal damar varisleri bu kapsamın dışındadır ve doğrudan deriden uygulanan lazer ya da RF yöntemiyle tedavi edilir. Bacakta görülen varisler şuanda tedavi edici etkisi en yüksek yöntem olan damar içi lazer yöntemiyle tedavi edilmektedir. İşlemden önceki en önemli basamak, bacak toplardamarlarının Renkli Doppler ultrasonografi ile detaylı olarak değerlendirilmesidir. Bu yöntemle hangi hastaların bu yöntemle tedaviye uygun olup olmadığına karar verilir. Çünkü tedavi işlemleri her varis hastası için farklı olabilir.
Renkli Doppler ultrasonografi ile değerlendirmeden sonra tedavi yapılabilir. Tedavi ayaktan bir tedavidir, yani hastaların hastanede yatmalarına gerek yoktur, işlemden hemen sonra evlerine dönebilirler. Tedavi yapılan kişilerin belli bir dönem (yaklaşık 2 hafta) varis çorabı kullanmaları gerekmektedir. Bu, tedavi etkinliğini artırmak içindir. 3haftadan sonra varis çorabı kullanımı gerekmez. Bacakların güneş görmemesi yada denize girilememesi gibi kısıtlamalar bu tedavi yönteminde yoktur. İşlemden sonra, tedavi edilen damarlarda, 2-3 gün içinde başlayan ve 1-3 hafta süren ağrı olabilir. Bunun için yapılacak en iyi şey reçete olarak verilen ağrı kesicileri kullanmaktır. Tedavi edilen damarlarda sertleşme hassasiyet ve zaman zaman morarma görülebilir, bunlar beklenen sorunlardır ve herhang ibir müdahale ya da ilaç gerektirmeksizin tamamen geçer. Bunlar daha uzun süre hissedilebilir (6 ay kadar) ama bunlar da genellikle geçicidir. Lazer tedavisinin bahsedilen geçici sıkıntılar dışında ciddi bir sorun oluşturma riski hemen hiç yoktur.
İlk aşamada sorunlu olan ana darların tedavisinden sonra tüm hastaların şikayetlerinde belirgin veya tam düzelme beklenir.Hastaların büyük kısmında ilk tedavi sonrası işlem tamamen bitebilir. Ancak varis oluşumunda kaynak olacak diğer bazı toplardamarların tedavisi ve özellikle bayanlarda kozmetik olarak varislerden kurtulmak amacıyla ek işlemler ve seanslar gerekebilir. Bu ek işlemlere genellikle hastaların istek ve şikayetleri doğrultusunda karar verilir. Şunu unutmamak gerekir ki varis ve buna bağlı yakınmalarda tedavi bir süreç gerektirir. Genellikle bir bacakta tedavi süreci 1-5 seans arasında değişir ve seanslar arası süre 2-3 ay olarak belirlenir.
Derin ven trombozu tedavisi (Toplardamar tıkanıklığı) : Bu hastalık ayak toplardamarlarının tıkanması sonucu gelişen ve ayaklarda şişliğe yol açan bir durumdur. Seyrek olarak kollarda da gelişebilir. Tüm dünyada kullanılan normal tedavi yöntemi, ilaç ile  kanın sulandırılmasıdır. Görüntüleme eşliğinde tedavi toplardamarın içine girilerek oluşan pıhtıyı temizlemektir ve ilaç tedavisine göre çok daha etkin bir yöntemdir. Böylelikle uzun dönemde toplardamarların içyapısını bozan pıhtı varlığı ortadan kaldırılmakta ve sadece kan sulandırmayla tedaviye kıyasla hastada tekrarlayan şikâyetler en aza inmektedir. Ancak tedavinin başarısı,pıhtılaşmanın erken dönemde (özellikle ilk 15 gün) olmasıyla doğrudan ilgilidir. Daha geç dönemde tedavi başarısı azalır. Aylar ya da yıllar önce geçirilmiş damar tıkanıklıklarının bir kısmı da tedavi edilebilir.
Diyaliz hastalarında fistül ve greft darlık ve tıkanmalarının tedavisi : Hastanemiz Türkiye’nin en büyük diyaliz merkezine sahiptir ve diyaliz hastalarında görülen damar sorunlarının anjiyografik yöntemlerle tedavisinde en büyük merkezlerinden biridir. Hemodiyaliz hastalarında en sık damar sorunu fistül ya da greftin yeterli çalışmaması ya da tamamen kapanmasıdır. Bunun dışında daha seyrek olarak kol ya da el şişliği,parmaklarda soğukluk, morarma ya da ağrı yakınmaları olabilir. Bu durumda arteriovenoz fistülün (AVF) ya da greftin darlık ya da tıkanıklık olan bölümünün balon ya da stentle açılması hastanın yeni bir fistül açılması gerekmeden diyalize girmeye devam edebilmesini sağlamaktadır. Bunların hemen tümünde girişimsel radyoloji tedavi yöntemleri ile sorunlar giderilir. Çok küçük bir grup hastada küçük bir cerrahi işlem gerekebilir.
DamarYolu : Damar yolu yerleştirilmesi çok değişik hasta grubu için kullanılan bir yöntemdir. Damar yolu bir kaç günlük geçici bir kateter yerleştirilmesi ya da aylarca vücutta kalabilecek daha kalıcı kateterler yerleştirilmesi şeklinde olabilir. Bu damar yollarının ultrason yada floroskopi eşliğinde yerleştirilmesi işlem sırasında olabilecek sorunları en aza ve genellikle sıfıra indirebilmektedir. Bölümümüzde her gün 5-6 adet değişik amaçlı damar yolu sağlanması işlemi basarıyla yapılmaktadır.

II)DAMARDIŞI HASTALIKLARIN TEDAVİSİNDE GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ

Bu tedavilerde anjiyografi genellikle kullanılmaz. Ancak vücut içini görmek amacıyla ultrasonografi, bilgisayarlı tomografiya da floroskopi cihazları kullanılır ve tüm işlemler bunların eşliğinde yapılır.
Biyopsi ve drenajlar : Görüntüleme teknolojisindeki tüm gelişmelere rağmen bazı hastalıkların tanısı için doku örneği almak gerekmektedir. Guatr gibi hastalıklarda tiroid nodüllerinden “ince iğne”,karaciğer böbrek gibi organların hastalıkları ya da diğer çoğu kitlede “kalın iğne” tabir edilen iğnelerle biyopsi alınması için görüntüleme yöntemleri kullanılmaktadır. Ultrason, tomografi gibi görüntüleme yöntemlerinin varlığıyla vücut içi derin ya da yüzeysel dokulardan ameliyata gerek olmaksızın bir iğne yardımıyla doku örneği almak mümkündür. Bu şekilde yapılan işlemler genellikle birkaç saatlik gözlem ve gerekirse bu süre inde yatış gerektirir. Vücutta kemik ve akciğer dâhil hemen her organ ve kitle dokularından biyopsi almak mümkündür.
Tümör tedavisi : Girişimsel radyoloji özellikle karaciğer tümörleri olmak üzere akciğer böbrek ve diğer organlardaki bazı tümörler için tedavi yöntemleri içerir. Bu yöntemler temel olarak tümör dokusuna atardamarından ulaşılarak kemoterapi ilaçları verilmesi ya da tümöre deri yoluyla bir iğne ile girilerek tümörü yok etmeye yöneliktir. Ünitemizde böbrek karaciğer tiroid ve meme kitlelerinin tümüne radyofrekans ablasyon işlemi uygulanabilmektedir.
KistTedavisi (Parazit kisti olan kist hidatik dahil) : İyi huylu karaciğer ve böbrek kistleri ameliyatgerekmeksizin vücut içine bir iğne girilip kist içine ilaç verilerek tedavi edilebilir.
Omurçökme kırıklarının tedavisi (Vertebroplasti):Omur çökme kırıkları genelde ileri yaşta ve kemik erimesine bağlı gelişir.Çökme ilk dönemde ve bazen uzun süreli sırt ağrısına yol açabilir. Ameliyat gerekmeden çöken kemik içine bir iğne yardımıyla özel bir çimento yerleştirilmesidir. Hastanın hastaneye yatışı gerekmez. Ayaktan yapılabilir.
Ağrı tedavisi : Çeşitli hastalıklarla birlikte olan ağrının girişimsel yöntemler kullanılarak hasta konforunu sağlamak için kısmen ya da tamamen kontrolü mümkündür. Bu daha çok US ya da BT kullanarak ağrıyı taşıyan sinir ya da sinir paketi komşuluğuna uyuşturucu (anestetik) madde enjeksiyonu ile geçici olabildiği gibi, alkol gibi yakıcı maddedeler kullanılarak uzun sureli olarak da yapılabilmektedir.


heryerdealt2.jpg